YAZ, TRENDLER VE STİL SAHİBİ OLMAK

Uzun süren bahar sonrası yılın en sıcak günlerine girdik. Mola verme isteği, biraz rehavetin çökmesiyle ağırdan alınan işler; bedenin ve ruhun dinlenme ihtiyacı alarmları.

Beraberinde moda dünyasının en renkli mevsimi bu. Çeşitli kesimler ve parlak renklerle güneşin coşkusunu yansıtmak isteyen parçalar tüm göz alıcılığıyla her gün ana sayfalarımızda. Tüm bu hareket ve bizi içine çekişlerde nerede durup nerede devam edeceğimiz konusunda çoğu kez kararsızız. Trendler hep olmaya devam ederken biz de onun bir parçası olmaya devam edeceğiz şüphesiz. Peki bu kendi çizgimizi korumakla mümkün olur mu?

Elbette mümkün. Trend konusunu, stilimizi korurken güncel kalmak şeklinde değerlendirmek en doğrusu olacaktır. Stilin temelde için dışa yansıması olduğunu unutmamak çok önemli. Yediğimiz, içtiğimiz, sporumuz ilk giysimiz olan cildimize yansıyarak stil sahibi olmanın ilk basamağını oluşturuyor.

Okuduklarımız, izlediklerimiz,dinlediklerimiz, meraklarımız, seyahatlerimiz, sosyal çevremiz oturup kalkışımızı, hitabetimizi, bizi ifade eden tüm davranışları belirleyerek stilin ikinci basamağını oluşturur. Giysiler için üçüncü basamak demek pek doğru olmayacaktır çünkü ikincisiyle iç içedir.

Stilin kıyafetlerle ilgili tarafı beden yapımızı iyi tanımakla başlıyor. Bedenimizi bir bütün olarak en iyi gösteren kumaş ve kesimleri tercih etmek, stil sahibi olmak konusunda kendimize yakışanlara sadık kalmamızdır diyebiliriz. Yani gözümüze çok güzel gelen her parça bizim üzerimizde güzel durmayabiliyor. O noktada ‘alma’ dürtümüze engel olmak stil sahibi olmanın önemli bir parçası işin gerçeği.

Her parçanın başladığı ve bittiği nokta hepimizi aynı şekilde ‘şık’ göstermez. Her güzel giysi bizim hayatı yaşayış biçimimizle örtüşmez. Konuya geniş perspektiften bakıp, bir bütün olarak algılayıp askıda güzel olanla üzerimizde güzel duranın farklı olabileceğini bilmek bizi stil sahibi olma çizgisinde sabit tutacaktır. Tadilattan çekinmemeyi ilke edinmek gerek. Ürün her şeyiyle bize hitap ediyorsa bir yerinin fazla uzun ya da bol olması onu almaktan geri tutmamalı bizi. 15 dk’ da terzimiz halleder.

Stilimi Netleştirmede Zorluk Çekiyorum

Çoğumuzun muzdarip olduğu konu bu o yüzden yalnız olmadığımızı bilelim öncelikle.

Dolabımızda ne zaman giysek bizi çok iyi hissettiren kıyafetlerimiz vardır değil mi? En kolay onları kombinleriz, nasıl makyaj yapsak kaldırır, içinde özgüvenimizi belirgin hissederiz. Öncelikle bu parçaları yatağın üzerine tek tek serip inceleme tavsiye ederim.

Kumaşları neler? Kesimleri nasıl? Renkleri neler? Hangi kesim hangi kumaşla bir araya gelmiş? Alt parçalarda ve üst parçalarda ne tür kumaşları var seçtiğiniz bu giysilerin?

Sonra tüm dolabı yatağın üzerine boşaltıp bunları dolaba yerleştirmekle başlayabilirsiniz. Onlara yakın olanlar hangileri, alakasız olanlar hangileri, çok beğenip aldığınız ama hiç giymek istemediğiniz o enerji emenleri…

Eleme Aşaması

Güzel bir eleme yapmak ve işi sıkı tutmak ilk adımda yolun yarısına getirir diyebiliriz. Sonrası gözlem, vücudunuza daha yakından bakma, sizin vücut tipiniz, zevklerinizle benzerlik gösteren influencerları takip ederek kombin önerileri hakkında fikir geliştirmek şeklinde ilerlenebilir.

Alışveriş

Alışverişlerde önceliğimizin ihtiyaçları belirlemek olduğunu hep konuşuyoruz. Keyif almanın da bir ihtiyaç olduğunu kabul ediyorum bununla birlikte.

Bundan sonra ilk bakacağımız şey kumaş içerikleri. Doğa dostu kumaşlar, doğal ya da geri/ ileri dönüştürülmüş kumaşlardan giysiler arasından seçim yapmak aslında nasıl bir yaşam felsefemiz olduğunu dışa vuruyor. Demiştik ya okuduklarımız, dinlediklerimiz stilimizi belirlemede öncül.

Doğa sadece bize ait değil. Öyleymişçesine yaşamak şüphesiz çok bencilce ve neticeleri de çok sarsıcı…

HUN bu konuda üretim detaylarına adım adım çok dikkat ediyor. Küçük parçalar dahi farklı tasarımlara dönüşmek üzere malzeme kutularına alınıyor ve sezon üretimleri tamamlandığında onlardan yeni tasarımlar özel koleksiyonlar olarak sizlere sunuluyor. Bu üretim anlayışına dikkat eden bir markadan alışveriş yaptığınızda, sofistike bakış açınızın sofistike stil dışavurumunu ifade etmiş oluyorsunuz.

Trendler

Trendler konusuna gelince, modanın kendini tekrar ettiğini artık hepimiz biliyoruz. 2020 li yıllar açıkça, moda tarihi boyunca en iyilerin seçilip yeniden yorumlanmasıyla şekilleniyor. Bunların içinden seçim yaparken yukarıda bahsettiğimiz bedenimize uygun kumaş/kesim/kalıplar/renkler çerçevesinde seçimler yapmak o günün trendi olsa bile, yıllarca dolabımızda olacak ve severek giydiğimiz parçalar arasında yer alacaktır. Tekrar ettiğini de tekrar hatırlayalım, tekrar tekrar trend olacaklar ya da gündemden hiç düşmeyecekler. Ve siz yatırımınızı yapmış olacaksınız.

Dikkat etmemiz gereken bir nokta da her sezon trendlerinde mutlaka ‘basic’ler, zamansız parçalar yer alıyor artık. Özellikle temel olan bu parçaları kalitesi, kumaşı, stili bize hitap ettiğinde kaçırmamamız gerekir. Özellikle etekler, elbiseler ve pantolonlarda.

Bu sezon HUN’da bu kategorilerden etekte çok iyi bir koleksiyon sunduk. Yüksek kaliteyle limitli üretildi. Değerlendirmenizi tavsiye ediyoruz.

Son Olarak

Bedenlerimizin rakamlardan ibaret olmadığı, her birimizin kendine özel olduğunu hiç unutmadan, bize çok yakışan, iyi hissettiren seçimleri; sosyal adaletsizlikle mücadele eden, doğa dostu markaları destekleyerek, her zaman iyilerin ve iyiliğin kazanacağını bildiğimiz yaşam felsefemizle sosyal hayatta var olmak ve bunu giysilerle dışavurmak suretiyle bir görsel iletişim maksadımız.

Kendi değerimizi ve kendimizi sevmeyi ihmal etmeden.