Koltuklarının kırlentlerle dolu olması mı yoksa bir çift saf keten kırlentinin olması mı lüks?
Dolabının kazaklardan kapanmaması mı yoksa 2-3 tane kaşmir/ yün kazağının olması mı?
Doğal kumaşların dokunsal hissi, doğadaki her doku gibi çok yüksek. Topraktan geliyor olmalarının ayrıcalığı hem cilt sağlığımız hem verdikleri keyifle gelen ruhsal tatminde kendini ilk buluşma anından itibaren hissettiriyor.
Çevresel Etki
İklim krizinin kendini net göstermeye başlamasıyla konuştuğumuz alışkanlıkların değişmesine yönelik konular, yeni covid pandemisiyle hemen harekete geçmemiz gerektiği noktasına ulaştı. Sadece üretirken değil tüketirken de sorumlu olduğumuzu bilmemiz, aldığımız her yeni giysi/aksesuarın hesabını kendi vicdanımıza verebilmemiz, alışveriş yaparken bile fayda yaratma gayesi taşımamız hepimizi daha iyi insan olma ve iyileşmiş gelecek oluşturma yolunda biraraya getiriyor.
Üzerine fazla düşünülmeden alıp dolaba atılmış onlarca kıyafet, kapalı dolaplar içerisinde üst üste, kırışmış, arkalarda, alt çekmecelerde varlığı unutulmuş şekilde yer kaplamasına izin vermek yerine nitelikli parçalara yatırım yapmak daha anlamlı.
Gezegenimizde yaşamın sürdürülebilir olması, yaşam tarzımızı buna adapte etmemize bağlı.
Odalarımızda giysi dağlarına değil de doğal kumaşlarla özenle üretilmiş parçalara yer vermek, gerek tenimizi rahat ettiren hissi gerekse sosyal ortamımızda bize çevrilen gözlerde tekrar bakma isteği uyandırıyor olmasıyla çok özel.Çünkü topraktan geliyor olmalarının enerjisi son derece etkileyici.
Nitelikli Yaşamak
Kumaşın önemini anlayanlar ve iyi kumaş peşinde olanlar olarak sayımız ciddi ivmeyle artış gösteriyor. Hayatı için emek veren herkes gibi iyi kumaşlarla üretilmiş giysiler içinde olmayı hak ediyoruz. Hak ettiğimizi talep etmek fiziksel ve ruhsal sağlığımız için elzem.
Hayatı öylesine yaşamak yerine duyuların farkındalığını yaşamak en küçük anları bile özel kılıyor.
Giysilerimizin, evimizdeki eşyaların dokusu yaşam kalitemizi doğrudan etkiliyor. Bu yüzden HUN’da dikkat ettiğimiz ilk kriter kumaş ve doku.
Çünkü HUN’da üretim dokunarak başlıyor.
